25 Ocak 2011 Salı

Hakan Günday - Kinyas Ve Kayra


Hakan Günday'ın ilk romanı olan bu eseri eleştirmek istiyorum ama dilim varmıyor. Çünkü henüz 24 yaşındayken okurların begenisine sunmuş bu kitabı. Yazarın kitaba lise 2. sınıfta okurken başladıgını ve 3-4 yılda bitirdigini okumuştum biryerlerde. Bir yandan büyümüş bir yandan yazmış diyebiliriz :) Bu yüzden ben gayet başarılı buluyorum. Kitabı bitirdiğinizde beyninizden vurulmuş gibi hissedebilirsiniz normaldir panik yapmayın :) İyi kurgulanmış oldukça ilgiç bir roman.. Kitaptan bazı alıntıları paylaşıyorum sizlerle..

‘'İnsanlar...’' dedim fısıldayarak. Taşırlar insanları; kundaktayken, tabuttayken.. Hep taşıyacak birileri olur. Bazıları dostluktan, bazıları cepteki paradan, bazıları da içinde bulundukları sistem bir gün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için, taşırlar insanı..!

Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez. Bir stil meselesi. Ya ağzına sıktığın bir otuzsekizlik ya da ölene kadar oksijenle zehirlenmek... Seçersin ölümü.

Birkaç kez tuvalin başına oturdum. Aldım elime fırçaları. Sonra baktım tuvale ''ulan '' dedim..'' En iyi resim bu işte!''... Pürüssüz, hatasız.. Daha iyisini yarılsam yapamam. Attım bir imza sağ alt köşesine. Tarih de koydum yanına amatörler gibi..

Eskiden beni gerçekten sevmiş bir kadının sözleri aklıma geldi: '' Daha çok erken, içme!'' .. Ve benim kendisine verdiğim yanını düşündüm. Hep aynı yanıt: '' Şu an saat bir yerlerde gece yarısını geçti bile''

Sen cehennemin üzerine kurulduğu arsanın hisedarı olacak kadar kötüsün. Şeytan bu yüzden göz yumuyor yaptıklarına ve seni hayatta tutmaya çalışıyor, bütün oynadığın ölüm oyunlarına rağmen. Ölüpte onun yerine göz koymaman için...

Her şeyi bildiğim için vasiyetim tek bir cümle olacaktı: "Beni yüzüstü gömün. Çünkü yeterince gördüm!"

Hayatımı diktiler. Oysa yırtmak için çok uğraşmıştım...

Ben sadece fazlasıyla ciddiye almıştım, küçükken babamın bana birini üzdüğümde söylediği o sözü. " kendini karşındakinin yerine koy" ve ilk başlarda bunu o kadar çok yapmıştım ki, bir gün dönüş yolunu yani kendimi bulamadım.

Ama biliyorum, izin vermeyecek insalar rahatça kendimizi yok etmemize. Arkadaş olacaklar. Aşık olacaklar. Sırdaş kesilecekler başımıza. Robinson'un bile yanına Cuma'yı veren dünya, üzerinde yaşayan bütün insanları tanıştırma gibi hastalıklı bir saplantıya sahipken uzak kalmamız çok zor olacak gündüzün ve gecenin seslerinden ..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çıtını çıkar!